Podcast dünyasına micro podcastleriyle yeni bir soluk getiren Teknolog Baba Podcast, hafta içi her gün sabah saatlerinde tüm podcast platformlarında yayında!

Günümüzde artık neredeyse her yerde sabit disklerin (HDD/Hard Drive) terk edildiği, katı hal sürücülerinin (SSD/Solid State Drive) de artık standart hale geldiği söylenir. Aslında bu iki depolama birimi arasındaki savaş halen devam ediyor. Katı hal sürücüler, sunduğu hız ve mekanik parça içermemeleri nedeniyle bu savaşta arayı çok fazla açtı fakat halen sabit disklerin tercih edildiği alanlar mevcut. 

Neredeyse sabit disk fiyatına, depolama alanı bakımından az olsa da hız göz önüne alındığında son kullanıcıya yetecek seviyede bir SSD almak mümkün. Yine de aktif kullanım yerine depolama amacıyla sabit diskler sıkça bilgisayarlarda tercih ediliyor. Daha uygun fiyata daha çok depolama alanı sunması kullanıcıları cezbediyor.

İlk Bakış

Duruma farklı bir açıdan objektif yaklaştığınızda ise günümüzde SSD olmayan bilgisayar hayal etmek oldukça zor. Yeni işletim sistemlerinin SSD’lere uygun şekilde yazılmasıyla, yazılımların duydukları yüksek IOPS ve hız ihtiyacını katı hal sürücüleri istenen ölçüde karşılamakta. Sabit disk teknolojisine göre oldukça yeni sayılabilecek bu depolama birimleri artık birçoğumuzun gözdesi.

Sabit disklerin gelişim süreci ise katı hal sürücülere göre çok daha eskiye dayanıyor. 1950’li yıllarda üretilen 5 MB depolama imkanı sunan devasa boyutlardaki harddiskten (sabit disk) bu yana günümüzde 20 TB gibi boyutlara varan ilginç bir gelişime sahip. Her ne kadar artık sabit disk teknolojisinin öldüğü düşünülse de bu çok da doğru bir yaklaşım değil.

İki teknolojiyi veya ürünü karşılaştırırken tek yönlü değil, birden çok yönüyle bakmamız gerekir. Bu karşılaştırmada da dikkat etmemiz gereken noktalar maliyet, hız, boyut ve güvenilirlik olmalı.

Maliyet ve Hız

İyi bir SSD ortalama GB başı 9 cent maliyete sahipken sabit diskler ise ortalama GB başı 2 cent veya maliyet açısından daha aşağıda bulunabilir. Bu bakıldığında daha fazla depolama alanına daha ucuza HDD’ler ile erişebileceğiniz anlamına gelir. Lakin günümüz işletim sistemlerini çalıştırırken (örneğin Windows 10) HDD teknolojisi yetersiz gelebilmekte, yüksek disk kullanımı sorunları ve yavaşlamalar yaşanabilmektedir.

SSD’ler ise işletim sistemleri ve yazılımları kurmak için ideal çözüm. Katı hal sürücülerine kurulan işletim sistemleri ve yazılımlar normal sabit disk teknolojisine nazaran çok daha hızlı açılıyor, tepki veriyor.

SSD’lerin de ucuzlaması nedeniyle günümüzde artık neredeyse her laptop veya hazır masaüstü bilgisayarlarda katı hal sürücülerine rastlayabiliyoruz. Bazı üreticiler ise doğrudan modellerine sabit disk koymamakta. Üreticiler genel itibariyle kullanıcılara isteğe bağlı sabit disk takabilme imkanı tanıyor. Çoğu masaüstü veya laptop kullanıcısına 1 TB SSD depolama alanı yeterli geliyor. Daha aşağı boyutlardaki SSD’ler ile birlikte gelen dizüstü kullanıcılarının çoğu daha sonra bunu yükseltme imkanına da sahip.

Taşınabilirlik ve Güvenilirlik

Taşınabilir depolama pazarına baktığımızda ise durum yine çok farklı değil. Piyasada dahili bir sabit diskten daha fazla hız ve performans sunan birçok taşınabilir SSD görmek mümkün. Sürekli hareket halinde olan kimseler için, yapısı gereği taşınabilir HDD’ler içerisindeki mekanik parçalar nedeniyle çok uygun değil. Sürekli sarsıntılarda çantanızda veya bavulunuzda yolculuk esnasında diskiniz hasar alabilmekte. Yine taşınabilir sektöründe de SSD’ler hareketli parça içermeyen katı hal diskler oldukları için bu pazarı da ele alacak gibi duruyor.

Bu bağlamda yeni modern sabit disklerin yapısı ve dayanıklılığı göz önüne alındığında halen veri depolama ve yedekleme için halen en mantıklı çözüm olarak görüyoruz. Değerli verilerin yedeklendiği katı hal sürücüsü bozulduğunda (ufak arızalar veya hasarlar değilse) o verileri geri getirme şansınız genellikle yoktur. HDD’lerde ise bozulan diskten veri kurtarmak SSD’lere göre mümkün ve daha kolay. Zira sabit diskler çalışırken motor aracılığıyla dönen bir kafaya verileri yazıp okudukları için motor bozulsa veya kafa vurma problemi ortaya çıksa bile profesyonel ellerle bir miktar ücretle değerli verileri kurtarmak mümkün. Yine de yapıları göz önüne alındığında yedekleme yaptığınız sabit diski sarsmamalı, fiziksel darbelere maruz bırakmamalısınız.

SSD neden daha hızlı?

SSD’lerin yani katı hal sürücülerinin HDD’lere nazaran çok daha hızlı olmasının birçok sebebi olsa da en büyük nedeni içerisinde hareketli bir parça bulunmaması. Adı üzerinde katı hal sürücüleri hareketli parçalar barındırmaz, verileri NAND yongalarda depolar. Bu nedenle verilerin farklı bölümlere yazılmasının hıza herhangi bir negatif eskisi bulunmaz.

Sonuç

SSD’lerin sabit disk teknolojisinin çok daha önünde olduğu yadsınamaz bir gerçek. Her iki depolama birimi de günümüzde iş görmekte. Elbette ki bu iki depolama biriminden yalnızca birini seçmek zorunda değilsiniz. Uygun boyutlarda bir SSD alıp üzerine hızlı açılması gereken ve performansa ihtiyaç duyan işletim sistemi ile programları kurabilirsiniz. Depolama ve yedekleme amaçlı da bilgisayarınıza alacağınız sabit diskler halen makalemiz boyunca bahsettiğimiz gibi en mantıklı çözüm.

Kurumsal bazda da baktığımızda yedekleme söz konusu olduğunda hem maliyet açısından hem de veri kurtarılabilirliği bakımından yüksek boyutlu sabit diskler daha mantıklı bir seçim.

Her ne olursa olsun günümüzdeki her bilgisayarda işletim sistemleri ve yazılımların disk kullanımı gereksinimleri arttığından, SSD kullanmanın şart olduğunu düşünüyoruz. Sizlerin de tercih yaparken makalemizde belirtmiş olduğumuz hususları göz önüne alarak, ihtiyacınıza göre HDD ve SSD arasından birini seçmeniz en doğrusu olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir